... Bu gidiş nereye?


... Bu gidiş nereye?


O kadar küstürüldü ki halk,

Hıncını almak, çıkarmak için seçimi fırsat bildi.

 

İktidar rakipleri, adeta hiçbir şey yapmadan,

Milli ve manevi değerlere açıkça aykırı söylemlerinden de geri durmayarak

Sahada da aman aman çalışmadan,

Ve ama buna rağmen Türkiye’de ki tüm belediyeleri tek tek aldı.

 

O kadar ki;

 

Yeni seçilenler için halk,

Çalsa, olsun zaten onlarda çalıyor dedi, dedirttiler

Ama bak burda bir park açtı

Şurda bir kreş açtı diyerek,

Devasa bütçeleriyle alakasız, küçük değil küçücük şeyleri bile abartarak,

Hizmet adına servis ettiler ve gönüllü(!) yedirdiler.

Halk buna neden mi teveccüh etti?

Üzerinde derin derin düşünülmesi gerek

 

Mesela şunlar olabilir mi?

 

Yeter ki kendilerini yok sayanları cezalandırabilsinler …

Ezilmenin, yok sayılmanın, mağdur edilmenin bir bedelini ödetmek istiyorlardı

Yapabilecekleri tek şey vardı

Oy vermemek ki

Öyle de yaptılar

 

Belediyelerin el değiştirdiğini görmek,

Adeta içlerinin yağlarını eritiyordu.

 

Yani demem o ki bir çuval inciri berbat ettiniz.

 

Halka dokunmayarak,

Halkı küstürdünüz.

Kendinize adeta düşman ettiniz.

Halkın güvenini sarstınız, kaybettiniz.

Hırsızlara, kibirlilere ön açtınız.

Üst perdeden konuşmalar,

Küçümsemeler,

Halkın derdine çare olamamalar,

Açık haksızlıklar,

Halkın satın alma gücünün yok edilmesi,

Ve buna çare bulunamaması …

Başıboş, keyfi piyasa ve fiyat artışları,

Denetimsizliğin, halkı düşürdüğü çaresizlik,

Ahlaksızlıkları, cinayetleri artırdı.

 

İnsan kalitemiz yerlerde sürünmeye başladı.

Mutsuz, düşüncesiz, apaçi, agrasif,

Bir toplum oluşturdunuz.

Sokaklar katillerle, psikopatlarla doldu.

 

Okumayan, sorgulamayan bir yığın olduk.

Halktan kopmuş tiplere, dur diyemediniz aksine makam mevkiler sunarak taltif ettiniz.

Sadece sizin adamınız olması,

Ricalarınızı emir kabul etmeleri, size yetti.

Zaten vizyonsuz tipleri belediye başkanı yapmıştınız.

Yeni adaylarınızda eskilerini arıtır durumdaydı.

 

Yetmedi

Bir de iş takipçileriniz haline dönüştürdünüz.

Yetmedi

Emir kulunuz ettiniz.

 

Ama artık rica edeceğiniz eleman sayısı da günden güne azaldı, azalıyor.

Ve bu durum durmuyor,

Devam ediyor…

Peki,

Şimdi, şu an, siz ne yapıyorsunuz?

Yöneticilerimiz ne iş yapıyor?

Nereye koşuyorlar?

Ve

Bu gidiş nereye? …

 

Not: Öz eleştiri, sorgulama yazısı.

Ülkesini, devletini, milletini seven, vizyoner, birikimli, adil, şefkatli, çalışkan, cesur, inançlara saygılı, devletimi nasıl güçlü, milletimi nasıl mutlu yaparım, misyonunda, halkla iç içe, halka dokunan, istişare ile iş yapma becerisi olan, nitelikli idarecilere, yöneticilere, başkanlara çok acil ihtiyacımız var. Çok acil.

Ama çok acil.

İş işten geçmeden…

Hemen şimdi.

 

 

 … Önyargısız ve samimiyetle

SORGULARSANIZ,

Gerçeğin bilgisi (hikmet) size sunulur …

 

erolyazıcı / ABBEYT ♥️

04.03.2025,salı

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Metin Aşar 04 Mart 2025 15:07

    Makalenizin%90 ına katılmamak elde değil.Seküler oldukları varsayılan halkın bir bölümüne yapılmaya başlanan haksızlık, adaletsizlik ve eşitsizlik başlangıçta Devletin bürokrasisine ait mevzilerin ele geçirilmesi amaçlandığı, bu amaca erişebilmek uğruna sadece belli bir kesime yapılanlara ses çıkarmayanlardan cesaret bulanlar sonunda halkın bütününü feryat edecek kıvama, konuma getirdiler. Liderlerin kahrolası egoları bilgilerinin olmadığı alanlarda karar vermelerine yok açtı. Ama sonuçlarına asla kendilerinin katlanmadığı bir ortama yuvarlandık hep beraber. Yönetenler ve onları yönetenler gıtlağına kadar pisliğe bulaştılar;belki kendileri bile böyle olacağını tahmin etmiyordu. Bugün gelinen noktada GSMH nin% 55 şini alan toplumun% 2 lik kesimi kendi mutlu ve mesut hayatlarının sürmesini sürdüremeyenlerin ise pasta bulamıyorlarsa ekmek yemeklerini ve Şükür etmelerini arzu ediyorlar. Hamingway'in bir sözü vardır;Hakların zorla alınıp verildiği yerde şiddet doğar ve silahlar konuşur... Sevgiyle kalın..