HER GÜNE BİR HİKAYE

 Ebu Dullame bir gün halife Mehdi’nin yanında onu öven bir kaside okumuştu. Halife de ona ihtiyacı neyse kendisinden istemesini söyledi. O ise kendisine bir köpek verilmesini istedi. Halife bu isteğe kızarak: “Ben sana benden ihtiyacını istemeni söylüyorum, sen ise benden bir köpek hediye etmemi istiyorsun,” dedi.

Ebu Dullame de buna karşılık: “Ey halife! İhtiyaç benim için mi yoksa senin için mi,” dedi. “Elbette senin için!” cevabını alınca, “Ben de sadece bana bir av köpeği vermeni istiyorum işte!” dedi. Halife de ona bir köpek verilmesini emretti. Ebu Dülame dedi ki: “Ey halife! Bana bir hediye daha ver. Avlanmaya çıkacağım ama av hayvanını yaya olarak mı kovalayacağım?”

Bu söz üzerine bir binek hayvanı verildi. O yine: “Ey halife! O hayvana kim bakacak,” dedi. Halife de onun için genç bir seyis verilmesini emretti. Adam yine dedi ki: “Ey müminlerin halifesi! Bana bir hediye daha vermelisin. Ava çıkıp avladığımı eve getirdiğim zaman, onu bana kim pişirecek?”

Bu söz üzerine de bir cariye verilmesi emredildi. Adam tekrar dedi ki: “Ey müminlerin halifesi! Bunlar çöl ortasında mı konaklayacaklar?” Bu defa halife bir ev verilmesini emretti. Adam bu kez: “Ey müminlerin halifesi! Sen benim boynuma çoluk çocuk yükünü yükleyiverdin. Ben bunların yeme içme ihtiyacını nereden karşılayacağım?”

– Sana bin dönüm bakımlı, bin dönüm de harap ve imarsız yer verdim.

– Ben de halifeye çöl arazisinden yüz bin dönüm veriyorum. Fakat bin dönüm bakımsız yere karşılık hazine arazisinden bakımlı bir dönüm (yani binde bir) yer istiyorum!

– Peki onuda veriyorum ama  benden daha başka şeyler istersen verdiğim av köpeğini geri alırım ona göre demiş.

KISSADAN HİSSE;

İNSAN İSTEMEYİ YADA ELDE ETMEYİDE BİR SANAT HALİNE GETİREBİLİR.VESSELAM.

ADNAN KESİK