KOD ADI: AYAĞA KALK SAKARYA! - 2

KOD ADI: AYAĞA KALK SAKARYA! - 2

 

İşin ilginç yanı:

 

Esas öğün olan kuru fasülye”nin yanındaki "yancı pilâv Ekrem efendi" ve şürekâsına; "operasyon zincirinin halkalarından her biri olan" diploma, terör örgütü destekçiliği, tehdit, şantaj, zimmet,  irtikap ve rüşvet gibi konularda birkaç kaşık sallayıncaaa..

 

Tilkinin kuyruğuna basıldığında ağzından ses çıkması gibi, “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!” misâli Ekrem efendiye çekilen operasyonun sesi "Esas öğün" olduğunu anlayan CHP'den geldi:

 

CHP; hem kendisine hem de Ekrem efendiye çekilecek olan operasyona “ön almak amacıyla”, "nâmûsu şüpheli duruma düşen gelin adayının nâmûsunu kurtarmak ister gibicesine" olağanüstü genel kurul karârı aldı.

 

Demek ki “şâibeli ve ahlâksız bir kurultay ile CHP’ye 23 nîsan genel başkanı seçilen” Özgür efendi, operasyon listesinde olduğunu ve sıranın kendisine geleceğini anlamış olmalı..

 

Hattâ öyle de olmadı, ben söyleyeyim ne olduğunu: CHP’yi ele geçirmiş olan Ekrem efendi, son koz olarak Parti’nin başına geçip krizi derinleştirmek amacıyla olağanüstü genel kurul tâlimâtı verdi, olay bundan ibâret!

 

Kuyruğa çok şiddetli basıldığından ve ayrıca kuyruk kaptırıldığından; çevikleme sesinin, tilkinin sâdece ağzından değil her türlü organından gelmesi gâyet normal..

 

Ama:  Ancak bir belediye başkanı ve başkanlığı düzeyindeki vak’ânın, CHP’nin bütün yönetimini etkilemesi anlaşılır bir durum değil!

 

Mutlakâ bir hesâp olmalı ve hesap da belli.

 

Zâten sonradan ortaya çıktığı üzere, Diyarbakır milletvekili Sezgin  PKKkulu hesâbın ne olduğunu ağzından kaçırmıştır:

 

     *Daha önce kirli bir bez, bozuk bir makine, taklit ve tağşiş bir ürün, ayarı bozuk bir altın, çirkin bir kız, .. gibi son güne saklanan Cumhurbaşkanı adayı; bu sefer 3 yıl önceden “demokratik ön seçim” ayağıyla gündeme alınmıştır. 


       Böylece:

 

              -Parti içindeki alternatif aday, Ekrem lehine elenmeye çalışılmıştır.

 

               -Ekrem koruma altına alınmak sûretiyle; hesap sorulamaz ve yargılanamaz hâle getirilmeye ve bir sonraki oyunun taşları dizilmeye çalışılmıştır.

 

     *Yasal şekilde yapılmadığı her türlü delîl ile sâbit olan kurultay üzerindeki şâibe, "yasal olmayanlar tarafından" dünyâda eşi benzeri görülmemiş bir hukûkî garâbetle ortadan kaldırılacaktır.

 

    *Krizi derinleştirmek ve kutuplaştırmayı arttırmak amacıyla, “hem kekeme hem geveze” misâli; “cumhurbaşkanı adayı olma niteliği olmayan Ekrem İmamoğlu, onu seçme yetkisi olmayan yönetim kurulu ve delegeler tarafından” en kısa sürede CHP’nin başına getirilecek ve “şahıs ile devlet arasındaki meseleyi,  CHP ile Devlet arasındaki meseleye dönüştürme” hedefine ulaşılacaktır.

 

     *Belki;  iş baş edemeyecekleri ve kontrolü kaybedeceklerini gördükleri bir aşamaya gelince, BM ve NATO Türkiye’ye müdâhaleye dâvet edilecektir.

 

     *Böylece, “ya benimsin ya toprağın!” politikasıyla; kendilerine yâr olmayan Türkiye, cumhur ittifâkına da yâr edilmeyecektir.

 

 

Olup bitenlere teknoloji, AK Parti,  CHP ve vatandaş üzerinden bakılınca ilginç şeylerle karşılaşılmaktır:

 

Yaklaşık 6 yılda, sâdece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi üzerinden Türkiye bütçesinin 1/4‘ünü iç ettiği görülen Ekrem efendigillerin, “AK Parti hükûmetlerinin süresi kadar komple Ülke’ye iktidâr olduğu takdirde ne kadar bütçeyi iç edeceği”ni hesaplamaya kalktığımızda:

 

     *Siyâset konuşma yasaklısı olan yapay zekâlı kız, “konuşmakta serbestsin kız zilli, hadi konuş bakalım!” denildiğinde bile cevap veremeyecektir.

 

     *En ileri hesap makinelerinin Pi sayısında, baskülün kapasitesinin üzerinde yük bindiğinde, .. yaptığı gibi; her türlü ölçü ve tartı âleti ile hesap makinesi,  Türkiye’nin uğrayacağı zararın hesaplanması konusunda da koskoca bir “E = Error” ile cevap verecektir.

 

      *Yapay zekâ, ileri teknolojik düzeydeki ölçü ve tartı âleti ile hesap makinelerinin acziyetine rağmen söz konusu zararı hesaplayabileceğini iddiâ edenin de ancak bir şarlatan olduğu ortaya çıkacaktır.

 


Sâdece bir öğün kurbân edilip CHPgillerin sofrasına sunulması plânlanan ancak öğün olma sayısı ikiye çıkan Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlıklarının, “vaziyetin Millet tarafından yeniden görülmesi ve unutulan soygunlar târihinin hatırlatılması amacıyla” kurbân edildiğini ve bu arada iş kazâsı olarak başka başkanlıkların da güme gittiğini düşünmeden edilemiyor.


Hükûmet;  operasyonu eline yüzüne bulaştırmayıp ve medyayı iyi kullanıp iyi bir resim çizecek, bir 25-30 yıl daha iktidâr olmanın önünü mü açacak?


 

CHP'deki operasyon işin en cücüklü yanı:  CHP; çok pis kündeye gelmiş, hayalarından yakalanmış ve burnundan yakalanmış gibi görünüyor: 

 

     *“İkinci Atatürk sayılacak olan Ekrem adlı bir kahraman” yaratmayı mı başaracak?

 

     *Operasyondan kurtulup müstevlîlerle iş birliğine devâm edecek ve târihin çöplüğüne mi gidecek?

 

        *Türk milleti ile kucaklaşacak şekilde dönüşüp millîleşecek mi?

 

      *Makam,  kadın ve para görünce titreme tutmayacak ve içi gıcıklanmayacak şekilde ıslâh olacak mı?

 

 

Biraz “haytalık” ve en çok da “maddî imkânsızlık” nedeniyle yeterince hazırlanamadığı için zamânında ÖSS sorularının hepsine cevap veremeyen Ekrem İmamoğlu;  bu sefer, 6 senelik sıkı bir hazırlık dönemi geçirdi.

 

Sevenleri; savcı ve hâkimin sorularının tamâmını bilip tam puan almak sûretiyle Ekrem'in Türkiye 1.'si olacağına ve yüzlerini kara çıkartmayacağına yürekten inanıyor, vefâ duygusuyla sonuna kadar arkasında durmakta da kararlı..

 

Ama diğer taraftan Ekrem; susma hakkını kullanma ayağıyla soruların hiç birine cevap vermeme yolunu seçerse, yıllarca listeden inmeyecek rekor dip puanı da alabilecek..

 

Ekrem’i kurtarma adına "Özgür'ün gazı" ile sokağa dökülüp "polisin gazı" ile yüz yüze gelen ve polisle baş başa kalanlara baktığımızda; ODTÜ, İTÜ, Marmara,  Bilkent, Gazi, Ankara, .. üniversitelerini kazanacak kadar AKILLI ..

 

Ama, diğer bir açıdan baktığımızda ise; muz yüksek okulunu kazanacak kadar puan alıp ODTÜ, İTÜ, Marmara, Bilkent, Gazi, Ankara, .. üniversitelerinde okuyacak şekilde dalga dubara yapana sâhip çıkacak kadar BASÎRETSİZ, APTAL VE AHMAK olduğu da dikkatlerden kaçmıyor!

 

Demek ki, tahsil câhilliği azaltsa da basîretsizlik, aptallık ve ahmaklık bâkî kalıyor!

 

 

Ama en önemlisi,  sokağa dökülen "yüzsüz hırsızın yavuz sâhipleri"ni tebrîk etmeden de geçemeyeceğim.

 

Adamlar, kanlarının son damlasına kadar "hırsızlar"ına sâhip çıktılar ve kurtarmaktan ümitlerini kesinceye kadar sâhip çıkmaya da devâm edecekler.

 

Teessüf ederek söylemeliyim ki: Hırsızı yakaladığı için esas sâhip çıkılması gereken "mahalle bekçisi"ne mahalle sâkinlerinden hemen hemen hiç kimse sâhip çıkmadı.

 

Bu gidişle; nerede ise, yavuz hırsızın sâhipleri ile yüzsüz hırsız baskın çıkacak ve hırsızı yakaladığı için bekçi hapse atılacak.

 

Allah'tan ki, bekçinin dişi tırnağı hâlâ yerli yerinde..

 

Yoksa, iş mahalle sâkinlerine kalırsa işi oldukça kötü.

 

CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal bile “Allah’tan sâdece belediye kazandılar; eğer iktidâra gelselermiş vay hâlimizeymiş!” diyecek kadar endişeli.

 

 

Soğan patates parası bulamadığı için cumhur ittifâkına ibretlik ders veren ve okkalı bir sille aşk eden vatandaş:

 

    *Uyanacak ve toparlanacak; müstevlîlerin ve nefsin maşasına dönmüş olan ve “yaklaşık 6 yılda, sâdece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi üzerinden Türkiye bütçesinin 1/4‘ünü iç eden CHP”’ye de ders verecek mi?

 

    *Yoksa, operasyon yapılanları mazlum görüp sâhiplenecek ve CHP’yi iktidâra mı getirecek?



Bakalım iş nereye varacak!

 

Hepsini de ancak bekleyip göreceğiz!

 

 

Bazı şeyler ortaya çıktığına göre, artık hayırlısı: Darısı diğer kişi, örgüt, cemiyet, cemâat, parti ve partililerin başına!

 

 

Bu arada, operasyona îtiraz sesi sâdece tilkiden gelmedi.


Sırtımız açık kalmasın, karnımız ağrımasın ve “demokrasimizin ayağına taş değmesin ve başına bir iş gelmesin” diye tir tir titreyen ve iki gözü açık uyuyan "stratejik dostlarımız" ve ABD ve AB’nin demokrasimiz başına bir gelmesine yönelik endîşelerini anlıyor ve hak veriyorum.


Ama her nedense, hangi sebeple salça olduğu anlaşılamayan;

 

     *Hani o 1. Dünya Savaşı’nda “yenildiği için yenilmiş sayıldığımız ve o yüzden parça pinçik edildiğimiz; ama her nasılsa kendi başına hiçbir şey gelmeyip 20 yıl gibi kısa bir zaman zarfında 2. Dünya Savaşı’nı çıkartacak şekilde toparlanan biricik dostumuz" ALMANYA ile

 

     *1922 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Adalar Denizi’nin kaynar sularına döktüğümüz ve "bir zemheri soğuğunda dökmedikçe akıllanmayacak olaniflâh olmaz ve uslanmaz mini mini düşmancığımız" YUNANİSTAN’dan da

 

Türkiye’deki demokrasinin âkıbetinden endişe ediyoruz!” şeklinde çevikleme, viyaklama ve homurtu sesleri geldi.

 

Bir sonraki aşamada,  bu "temizlik operasyonu" yurt dışına da yönelmeli ve usul yavaş bu konuya da mutlakâ el atılmalı..



***************************

NOT-1:

    *Nasîp olursa; 2025 yılı Eylül ayında,  1 adet şiir ve 1 adet makâle serisi olmak üzere  2 adet kitap yayınlanması plânlanmaktadır.

  *Kitap hâlinde yayınlamada temel düstûr olarak "yazı veyâ şiirin, öncelikle gazetede yayınlanmış olarak son şeklini almış olması şartı" uygulanacaktır.

 *Bu nedenle, şiirlerin kitaplaşma kapasitesine ulaşması amacıyla; güncel olaylardan uzak kalmamaya da özen göstermek sûretiyle, kitaplaşma kapasitesine ulaşmış olan makâlelere daha az yer verilmesi plânlanmaktadır.


 NOT-2: 

    *"Sanat, Hak ve halk içindir!" düstûruyla, elimiz ve dilimiz döndüğü kadar bir şeyler yazmaya çalışıyoruz.

    *Bu nedenle, yazı ve şiirlere yönelik yorumlarınız biz yazarlar için çok değerli! 

    *Yüz yüze ve telefonla görüşmelerde veyâ gazetedeki yorum bölümünde yorumda bulunan dostlara çok teşekkür ederim!


Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Muhammet Ali Arslan 28 Mart 2025 10:37

    chp atı seçmenine göre kişniyor

  • Abdulmuttalip ARSLAN 27 Mart 2025 09:07

    REİS İYİ YERE VE İYİ YERDEN NEŞTERİ CALMIŞ. EVET MALESEF TORBALAR BİR BİR PATLIYOR. TABİ BU TORBALAR PATLARKEN HEMEN YANIBAŞINDAKİ YANDAŞLARDA BU PATLAMA SESİYLE AZGINLASMAYA BAŞLAMALARI GARİPSENECEK BİR DURUM DEĞİLDİR. ÇÜNKİ ADAMLAR 100 YILDIR İKTİDAR YÜZÜ GÖRMEDİLER. BUDA BUNLARA BUNDAN SONRA HİÇ GÖREMEYECEKLERİNİN İFADESİ OLSA GEREK.