Gündem Haber Girişi : 11 Mart 2025 11:10

Şirvan Ünal Sinop’ta Meydana Gelen Heyelanı Değerlendirdi

Şirvan Ünal Sinop’ta Meydana Gelen Heyelanı Değerlendirdi

Uluslararası Hak Arama Derneği Almanya Başkanı Şirvan Ünal, 6 Mart gecesi Sinop’un Türkeli ilçesine bağlı Düzköy’de meydana gelen heyelanın ardından bir değerlendirme yaptı. Ünal, özellikle bazı milletvekillerinin olay anındaki tavrını eleştirerek, "Halkın zor zamanında yanında olması gereken seçilmişlerin duyarsızlığı kabul edilemez" dedi.

Şirvan Ünal değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:

“6 Mart gecesi Sinop’un Türkeli ilçesine bağlı Düzköy’de meydana gelen heyelan, yalnızca toprak kaymasını değil, aynı zamanda bazı siyasi figürlerin duyarsızlıklarını da gözler önüne serdi.

Orta şiddette gerçekleşen bu doğal afet, beş haneye zarar verdi ve köy halkını endişeye sevk etti.

Ancak devletin ilgili kurumları, valilik ve yetkililer olay yerine kısa sürede ulaşarak gerekli müdahaleleri başlattı.




Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte de defalarca gördüğümüz üzere, ülke sınırları dışında olsa bile, Türkiye’de önemli olaylar yaşandığında programlarını İPTAL  ederek yurda dönmüş, halkının yanında olmuştur.

Bu duyarlılık, halk nezdinde büyük takdir toplamış ve “Başkomutanımız her zaman bizimle” düşüncesini pekiştirmiştir.


Ancak ne yazık ki, aynı hassasiyeti bölge milletvekillerinde göremiyoruz.




DUYARSIZLIĞIN SİYASİ YANSIMALARI!

Sinop’un iki milletvekili; AK Parti’den Nazım Maviş ve CHP’den Barış Karadeniz…

Her ikisi de Sinop ve ilçeleriyle olan bağlarını sık sık dile getirir.

Maviş’in “Sinop’a vali olmaktansa Türkelinen eniştesi olmayı tercih ederim” sözleri, memleketine olan ilgisini nasıl şekillendirdiğine dair bir fikir veriyor.

Öte yandan Barış Karadeniz, kendisini Düzköylü olarak tanıtır. Ancak iş, gerçekten zor zamanda halkın yanında olmaya gelince, bu iki isim maalesef sınıfta kalmıştır.

Heyelan sonrası ortaya çıkan tablo, milletvekillerinin kriz anlarında nasıl hareket ettiğini gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı ülke dışındayken bile gelişmelere duyarsız kalmazken, Sinop’un iki milletvekili adeta bu felaketi yok sayarak yurtdışına çıkmayı tercih etti.

Üstelik bu seyahatleri kısa süreli değil, oldukça uzun ve kapsamlı oldu.


Bir doğal afet karşısında bile programlarını değiştirmemeleri, halkın vicdanında ciddi bir yara açmıştır.




SEÇİLMİŞLERİN HALKA KARŞI SORUMLULUĞU

Milletvekilleri, halkın temsilcileridir.


Halk onları, ihtiyaç duyduğunda yanlarında görmek ister.

Seçim zamanı oy istemek için her kapıyı çalanların, iş afet zamanına geldiğinde kayıtsız kalmaları kabul edilemez.

Daha önce de benzer durumlarda duyarsızlıklarıyla gündeme gelen bu iki milletvekili, ne yazık ki Düzköy’deki felakette de aynı tavrı sergiledi.

Halkın yanında olduklarını iddia eden bu isimler, Almanya’da yaptıkları görüşmelerde Sinoplulara sevgilerini ifade ederken, kendi memleketlerinde yaşanan felakete kayıtsız kalmalarıyla büyük bir çelişkiye düşmüşlerdir.

İnsan merak ediyor: “Türkeli’ni, Düzköy’ü gerçekten seviyor musunuz?”




SON SÖZ: İBRET OLACAK BİR DURUM

Şimdi bu iki milletvekili, hiçbir şey olmamış gibi köye gidecek, halkın karşısına çıkacak.

Ancak Düzköy halkı ve muhtarı bu durumu sorgulamalıdır.

Afetin olduğu gece neredeydiniz?

Halkınızın yanında mıydınız, yoksa farklı hesaplar mı peşindeydiniz?

Bu noktada Düzköy halkına ve özellikle köy muhtarına büyük bir görev düşmektedir..

 

Eğer gerçekten halkın sesi olmak istiyorlarsa, bu milletvekillerine tepkilerini açıkça göstermelidirler.

Köylerine sahip çıkmalı, duyarsızlık gösterenleri ibretlik bir şekilde karşılamalıdırlar.

Cumhurbaşkanımızın olaylara gösterdiği duyarlılık ortadayken, aynı hassasiyeti kendi seçilmiş temsilcilerinden de beklemek halkın en doğal hakkıdır.

 

Ancak görünen o ki, bazı isimler bu sorumluluğu yerine getirmekten uzak durmayı tercih etmektedir.

Bu gerçek, tüm Türkeliler tarafından bilinmelidir!
 

 

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.